“Zombilerin Gerçek Kökeni” isimli kitap, H. Yahya imzasıyla çıktı ve dünyanın dört bir yanındaki akademisyenlere gönderildi. Kitapta, maymunlarda hiç zombi vakasına rastlanmadığı halde insanların “yaşayan ölü” virüsü kapabilmesi, “evrim safsatasını çürüten bir ilahî işaret” olarak anlatılıyor.
İstila Güncesi
Hulki Cevizoğlu, Yaşar Nuri Öztürk ve Aytunç Altındal, “Farklı Görüşler” isimli TV porgramında zombi salgını üzerine 5 saat hararetle tartıştı. Üç büyük düşünür, “yaşayan ölü virüsü”nün dış mihrakların planlı programlı bir senaryosu olduğu ve kasten Türkiye’nin başına bela edildiği konusunda fikir birliğine vardı.
25 Nisan 2009 tarihli Hürriyet gazetesinin Cumartesi ekinde, son günlerde İstanbul’u kasıp kavuran zombi salgınına dair ciddi istihbarat ve bulgular sunulacağı iddia edilmekte. Zombi istilasından etkilenenler, Hürriyet Cumartesi’yi merakla bekliyor.
23 Nisan şenliklerinin iptal gerekçesi olarak yoğun yağış öne sürüldü. Bu açıklamaya rağmen, aslında, zombiden arındırılmamış semtlerden gelecek çocukların güvenliğinden endişe edildiği söyleniyor. Şenliklerde zombi çocukların da temsil edilmesini öneren bürokrat ise, alay konusu oldu.
Bazı belediyelerin, itlaf sonrası zombi leşli toplatma ihalesinde usulsüzlük yaptığı iddia edildi. Deniz Baykal, “Küçük bir sokak için milyon dolarlık masraf gösteren var! Böyle bir şey düşünülebilir mi?” dedi. RTE, “Bunlar hayatında zombi görmemiş” şeklinde yanıt verip, zombilerin ‘geri-gömülme’ işlemini dini vecibelere uygun yapmaktaki hassasiyetin altını çizdi.
Sinan Çetin, zombilerin dramını konu alan bir sinema filmi projelendirdiğini ve iki hafta içinde çekeceğini açıkladı. Kendisine rol önerildiğini iddia eden Banu Alkan, “ben Afrodit’im, cesetli filmde ne işim var! Reddettim tabii!” dedi ve tuhaf bir kahkaha attı.
Ergenekon iddianamesinde “Romero isimli yabancı bir şahıs” olarak anılan kişinin, zombi filmleriyle ünlü bir yönetmen olduğu ortaya çıktı. Savcı, şöyle dedi: “O isme bir sinema fanatiğinin bilgisayarında rastladık. Şahıs gözaltında. Şahısla iddianame arasında er geç bağ kurulacaktır.”
Emre Kongar, zombi salgınıyla mücadelede hükümetin sınıfta kaldığını; çağ dışı anlayışların bu tür problemler karşısında iflas ettiğini söyledi. Mehmet Barlas ise, dünyada artık sınırların kalktığını, Türkiye’nin bu sorunu liberal bir anlayışla ve darbelere davetiye çıkarmadan çözmesi gerektiğini dile getirdi.
Geçen haftaki baskınlarda kafaları patlatılarak itlaf edilmiş zombilerin etlerini ünlü marketlere pazarlayan bir şebeke göçertildi. Sağlık Bakanlığı, zombi eti tüketmenin salgını daha da yayacağı uyarısında bulunarak, market zincirlerine dikkatli davranmalarını önerdi.
Kuştepe’deki Çotukbayır İlköğretim Okulu’nda yapılan aşılama sonucu, iki öğrenci ‘yaşayan ölü’ virüsü kaptı. Veliler, yerli ‘zombi aşısı’nın yetersizliğinden yakınıp, ithal aşı talep etmekte. Yetkililer ise, “yok öyle bişey, bunların hep yabancı ilaç firmalarının komplosu, aşıya güveniyoruz” diyor.






